Batı Trakya'da beş yıllık müftü atamaları ve Türkiye'nin itirazı

Türkçe · English · Français

Batı Trakya'da beş yıllık müftü atamaları ve Türkiye'nin itirazı

Stratigma Daily • Stratigma Daily • • PDF İndir

Yunanistan, Gümülcine ve İskeçe'ye beş yıllık görev süresiyle müftü atayarak 2022 yasasındaki atama usulünü Batı Trakya'daki üç müftülüğün tamamında uygulamış oldu.

Yunanistan, 22 Ekim'de duyurulan kararnamelerle Türkiye sınırındaki Batı Trakya bölgesinde bulunan Gümülcine (Komotini) ve İskeçe (Ksanti) müftülüklerine beş yıllık görev süresiyle iki müftü atadı. Müftü, bölgedeki Müslümanların din işlerini yöneten ve bazı aile hukuku davalarına bakabilen din görevlisidir. Atamalar, Yunanistan'ın resmî gazetesinde yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapıldı. Anadolu Ajansının (AA) 22 Ekim'deki haberine göre Gümülcine'ye Bilal Kara Halil, İskeçe'ye Şükrü Şerif Damatoğlu atandı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 24 Ekim'de yayımladığı 207 sayılı açıklamayla atamalara itiraz etti. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise verdiği yanıtta Ankara'nın eleştirilerini Yunanistan'ın iç işlerine müdahale olarak nitelendirdi. Gümülcine ve İskeçe'de 1990'dan beri biri devletçe atanan, diğeri azınlıkça seçilen iki müftünün bulunduğu düzen, bu atamalarla birlikte yeni müftülerin görev süresinin dolacağı 2031'e kadar sürecek görünüyor.

Atamaların arka planı

Müftülük ve 2022 yasası

Türkiye Dışişleri Bakanlığına göre Batı Trakya'da yaklaşık 150 bin kişilik Müslüman Türk azınlık yaşıyor. Bölgedeki üç müftülük Dimetoka (Didimotiho), Gümülcine ve İskeçe'de bulunuyor. Müftülükler, Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu kurumlarıdır. Müftü, Müslümanlar arasındaki dinî nikâhları kıyar ve azınlık mensuplarının evlilik, boşanma, velayet ve miras gibi işlerinde İslam hukukuna göre karar verebilir.

Yunanistan, müftülükleri 2022'de çıkardığı 4964 sayılı yasayla yeniden düzenledi. Yasaya göre boşalan bir müftülük için önce aday başvurusu alınıyor. Ardından 33 kişilik bir danışma kurulu, her adayın göreve uygun olup olmadığı hakkında görüş bildiriyor. Kurula, müftülük boşken görevi geçici olarak yürüten vekil müftü başkanlık ediyor. Kurulun 27 üyesi imamlar, İslam din dersi öğretmenleri, medrese ve üniversite öğretim elemanları arasından kurayla belirleniyor. Eğitim Bakanı, kurulun görüşlerini dikkate alarak müftüyü seçiyor; atama, bakanın önerisi üzerine cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılıyor. Görev süresi beş yıl ve yasa bu sürenin bakan kararıyla bir kez yenilenmesine izin veriyor. Yasa ayrıca müftünün aile ve miras davalarına bakabilmesini, davanın iki tarafının da bu yönde başvurmasına bağladı.

İki müftülü düzen nasıl oluştu

Türkiye'ye ve azınlık temsilcilerine göre azınlığın müftüsünü seçme hakkı, Balkan Savaşlarının ardından 1913'te imzalanan Atina Antlaşması ile tanındı. Yunanistan da 1920'de çıkardığı 2345 sayılı yasayla müftülerin seçimle belirlenmesini öngördü. Anlaşmazlık, 1985'te Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa Efendi'nin ölümünün ardından Yunan makamlarının seçim yapmadan müftülüğe geçici müftü atamasıyla başladı.

Aralık 1990'da çıkarılan bir kanun hükmünde kararname, müftülerin Eğitim Bakanının önerisi üzerine cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atanmasını öngördü. Bu düzenleme 1920 tarihli yasayı yürürlükten kaldırdı ve Şubat 1991'de çıkarılan bir yasayla onaylandı. Azınlık ise aynı günlerde kendi seçimini yaptı: Gümülcine'de 28 Aralık 1990'da cuma namazına katılanlar İbrahim Şerif'i müftü seçti.

1990'dan bu yana Gümülcine ve İskeçe'de iki ayrı müftü bulunuyor. Devletin atadığı müftü resmî yetkileri kullanıyor. Azınlığın seçtiği müftünün resmî yetkisi yok, ancak azınlık ve Türkiye bu müftüleri tanıyor. Bugün azınlığın seçtiği müftüler Gümülcine'de İbrahim Şerif, İskeçe'de Mustafa Trampa'dır. Seçilmiş müftüler geçmişte "görev gaspı" suçlamasıyla yargılandı. Avrupa Konseyine üye devletlerin insan hakları yükümlülüklerine uyup uymadığını denetleyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 1999'daki Şerif/Yunanistan kararında Şerif'in bu suçlamayla cezalandırılmasının din özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti.

Bu yılki adımlar

Yunanistan, 2022 yasasındaki usulü ilk kez Dimetoka'da uyguladı. Bu usulle atanan müftü Emin Şerif, 9 Ocak'ta Atina'da yemin ederek göreve başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, 11 Şubat'ta Ankara'da Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi toplantısına başkanlık etti. Bu konsey, iki ülkenin liderlerini ve bakanlarını bir araya getiren ikili toplantı mekanizmasıdır. Erdoğan toplantının ardından, Batı Trakya Türk azınlığının din özgürlüklerinden ve eğitim imkânlarından tam olarak yararlanması yönündeki beklentilerini Miçotakis ile paylaştığını söyledi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı 8 Nisan'da Dimetoka atamasına itiraz etti ve Yunanistan'ın aynı adımı Gümülcine ve İskeçe'de de atmak istediğini belirtti. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı 9 Nisan'daki yanıtında Dimetoka atamasının tamamlandığını, diğer iki müftülük için başvuruların açıldığını duyurdu. 22 Ekim'de duyurulan kararnameler bu süreci tamamladı.

Tarafların tutumu

Türkiye Dışişleri Bakanlığına göre Yunanistan, iki ülkedeki azınlıkların haklarını da düzenleyen 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve diğer uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınan hakları göz ardı ediyor. Bakanlık, müftülüğü azınlığın dinî, sosyal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz parçası olarak tanımlıyor. 24 Ekim tarihli açıklamada atanan kişiler "sözde müftü" olarak nitelendirildi. Bakanlık, Yunan makamlarını azınlığın seçtiği "meşru müftüleri" tanımaya ve atanmış müftüleri dayatmaktan vazgeçmeye çağırdı. Türkiye resmî açıklamalarında topluluk için "Batı Trakya Türk azınlığı" adını kullanıyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise topluluğu "Trakya Müslüman azınlığı" olarak adlandırıyor. Bakanlığın ekim ayındaki yanıtına göre Lozan Barış Antlaşması azınlığı etnik değil dinî ölçütle tanımlıyor ve azınlık mensupları Yunan vatandaşıdır. Atina, 2022 yasasının aralarında kadınların da bulunduğu azınlık mensuplarına müftü belirleme sürecinde yer verdiğini savunuyor. Bakanlık, Türkiye'de de müftülerin devlet tarafından atandığını hatırlatıyor. Din özgürlüğünün temel bir hak olduğunu, ancak bu hakkın seçici biçimde öne sürülmesinin başka bir ülkenin iç işlerine müdahaleyi haklı çıkarmayacağını belirtiyor.

Atina'nın nisan ayındaki açıklamasına göre Lozan Barış Antlaşması müftülerin seçilmesini öngörmüyor. Yunanistan, müftülerin seçilmek yerine atanmasını, müftülerin yargı ve idari görevler de üstlenmesiyle gerekçelendiriyor.

Gümülcine'de azınlığın seçtiği müftü İbrahim Şerif, atama süreci devam ederken nisan ayında Demirören Haber Ajansına (DHA) Yunanistan'ın atayacağı müftüler için "azınlık olarak biz yine onları kabul etmiyoruz" demişti.

Atamalar neyi değiştiriyor

Atamalardan önce 2022 yasasının usulü yalnızca Dimetoka'da uygulanmıştı. Gümülcine ve İskeçe'de başvurular nisan ayında açılmıştı. 22 Ekim'de duyurulan kararnamelerle bu iki müftülükte de süreç tamamlandı.

Atamalar iki müftülü düzeni sona erdirmiyor. Atanan müftüler beş yıl, yani 2031'e kadar görevde kalacak ve yasa bu sürenin bir kez yenilenmesine izin veriyor. Seçilmiş müftüler ise azınlık içindeki konumlarını koruyor, ancak resmî yetki kullanamıyor. Bunun somut sonucu şu: Nikâh kıyma ve tarafların başvurması hâlinde aile hukuku davalarına bakma yetkisi, önümüzdeki beş yıl boyunca azınlığın seçtiği müftülerin ve Türkiye'nin tanımadığı atanmış müftülerde olacak.

Türkiye'nin talebinin karşılanması, Yunanistan'ın kararnameleri geri almasını ya da yasayı değiştirmesini gerektiriyor. Atina ise nisan ayında azınlık konusundaki yaklaşımının ve azınlığın uluslararası hukuktaki tanımının değişmeyeceğini açıklamıştı. Bu nedenle konu, iki ülkenin yürüttüğü diyalogda uzlaşma sağlanamayan başlıklar arasında kalıyor. Şubattaki toplantıda iki ülke deniz yolu taşımacılığından deprem hazırlığına kadar çeşitli alanlarda belgeler imzalamıştı. Azınlık başlığında ise ortak bir adım atılmadı; iki hükûmet nisan ayında dile getirdiği tutumları ekimde tekrarladı.

İzlenecek başlıklar

Kaynaklar